Posof Karadeniz mi?
Bir gün, arkadaşım Barış’la bir kafede oturuyorduk. Konu, bilirsiniz, her zaman olduğu gibi bir şekilde bölgesel çatışmalara, illerin kimliklerine kaydı. Bu sefer, kahveye boğulmuş, bir o kadar da “gündem” olmuş bir soru geldi aklıma: “Posof Karadeniz mi?”
Evet, arkadaşlar, bu gerçekten çok ciddi bir mesele. Çünkü bu soru, İzmirli olmanın getirdiği rahatlıkla, “Aman ya, hangi Karadeniz, hangi Ege?” şeklinde geçiştirilebilecek bir şey değil. Hayır, Posof dedikleri yer, Türkiye’nin kuzeydoğusunda bir nokta ve bu yerin Karadeniz’e ait olup olmadığı sorusu, İzmirli kafasında fırtınalar koparmama neden oldu. Hadi gelin, bu soruyu birlikte biraz mizahi ve biraz düşünsel açıdan ele alalım.
Posof Karadeniz mi? Yoksa Hangi Tarafa Ait?
Öncelikle, Posof gerçekten çok önemli bir yer. Neden mi? Çünkü “Posof Karadeniz mi?” sorusunun cevabını vermek aslında bir dünya görüşü meselesi. Karadeniz’e mi ait, yoksa bir başka coğrafyaya mı? Bu sorunun cevabı, aslında çok daha derin bir soruya çıkıyor: Bir yerin kültürel kimliği, coğrafi konumuyla ne kadar örtüşmeli?
Mesela, bir sabah kalkıyorsun, kahveni alıp mutfağa gidiyorsun ve birden düşünmeye başlıyorsun. “Posof Karadeniz mi, değil mi?” Kendimi bir yanda düşünüyor buluyorum; İzmir’de, güneyde bir Ege çocuğu olarak Posof’u düşünmek benim için çok karmaşık bir mesele. “Burası mı Karadeniz, burası mı Karadeniz?” diyorum, sonrasında ise kendi iç sesime gülüyorum. “Daha önce Posof’u haritada bile görmedim ya, bu soruyu nasıl düşünüyorum?”
İçimden bir ses şöyle diyor:
“Posof’un Karadeniz’e ait olması lazım, çünkü bu memleketin Karadeniz havası başka bir şey. Ama belki de sadece insanların aklındaki ‘Karadenizli olmak’ kavramına uymuyor.”
Ve tabii ki, bu düşünce beni öylece bırakıyor, çünkü her şeyin net olduğu bir dünyada bile belirsizlik olabileceğini kabul ediyorum.
Pozitif Bir Yön: Posof’un Karadenizli Havası
Posof gerçekten Karadeniz’e ait olabilir. Evet, belki Coğrafi Bilgilerdeki çizgiler, orayı Batı Karadeniz’e mi, Doğu Karadeniz’e mi dahil eder bilemiyoruz, ama gelin görün ki, Posof’taki o insan ruhu, o sert hava, o köy kahvesinde muhabbet eden amcalar… Bence hepsi, Karadeniz’in ruhunu yansıtıyor. Yani Karadeniz dediğimizde, aklımıza önce dağlar, sonra deniz gelir. Posof’ta da dağları ve o karasal, rüzgarlı havası düşününce, sanki “hımm evet, burası Karadeniz” diyorsunuz.
Biraz abartarak, “Posof Karadeniz değilse, Karadeniz’in kendisi ne?” diyebilirsiniz. Zaten bu soruyu sormak da bence tam İzmirli bir hareket: “Hadi gelin, bu işi iyice eğlenceli hale getirelim!”
“Bence Burası Bambaşka Bir Yer, Bir Hangi Yer?”
Tabii ki her şeyin bir mizah boyutu var. İşte, Barış’la geçen konuşmamızdan bir kesit:
Ben: “Posof Karadeniz mi, Barış?”
Barış: “Bence burası, ‘Karadeniz’in kendini kaybetmiş hali.'”
Ben: “Aynen! Ama tabii, kaybolan karadenizli ruhu burada kaybolmamış gibi!”
Barış: “Bence de! Dağlar var, ama deniz yok. Gerçek Karadeniz’deki gibi dalgalar da yok! Her şey eksik gibi ama bir o kadar da var!”
Ben: “Hahaha! Evet, gibi ama değil!”
Hikaye tam olarak burada başlıyor aslında. Bütün mesele, coğrafi konumdan daha çok, hissedilen ruh halinin ne kadar doğru bir şekilde tasvir edilebileceğiyle ilgili. Mesela, Posof’a gitmek, dağları aşıp oradaki insanlarla samimi bir sohbete dalmak, aslında Karadeniz’in kalp atışlarını duymak gibi bir şey olabilir. Ama, deniz olmadığından mı, yoksa başka bir nedenden mi, gerçekten Karadeniz hissini tam anlamıyla hissedebilir miyiz? Bunu tartışabiliriz.
Sonuçta: Karadeniz Mi, Değil Mi?
Şimdi bir soru daha var: İzmirli biri olarak, Posof’u Karadeniz kabul ederken, deniz olmadığı için “Eyvah! Posof Karadenizli olamaz!” diyen biri olsam, aslında çok mu haksız olurum? Hangi kriterlere göre bir yeri “Karadenizli” yaparız?
Sonunda kararımı veriyorum. Posof, Karadenizli olabilir. Dağları, havası, insanları ve o bilinmeyen ama bir şekilde karadenizli ruhu ile, tam bir Karadenizli işte.
Yani öyle ya da böyle, Karadeniz olmasa da, kesinlikle ona benzeyen bir şeyler var. Bunu kabul etmek gerek. Posof, hem Karadeniz’in kalbi gibi hem de biraz da “Yok ya, burası Karadeniz falan değil” diyen, İzmirli kafası gibi.
Ve böylece bir başka gündelik, derin ama komik düşünce daha sona eriyor. O zaman, Posof Karadeniz mi? Evet, biraz da öyle.